21 Mart 2009 Cumartesi

SAMSUN güzel memleketim benim

Samsun bütün işi bitirmiştir ne rahat büyük şehir işte herşeyin seçeneği hertür fiyat araştırması ayakların karasuyla buluşması sonucu:) taşlar beğenilmiştir akşam saat 10 da eve gelinmiş hemen yatılmıştır:)taşları yarın usta gelip bitrince boyacı gelecek ve işler mutfakçının teşriflerine kalacak valla süper oldu iyiki gitmişiz hem gezmiş hemde içimize sinen, uygun fiyatla almış olduk buranın yarı fiyatına halledildi eşim çocuklar gibi şendi :)anladımki elime geçen küçük meblalarla bu eve hertürlü istek yapılabilir yeterki sabır olsun tek üzüntüm oğlumun gelmemesiydi ama yazın onu özel götürecem inşallah kendime hiçbirşey almadım ona ufak tefek hediyeler aldım çok mutlu oldu canım benim sürekli uzadığı ve birşeyi kalmadığı için pjama takımı ,süveter, bluz aldım çok sevindi he birde elma şekeri bayılır elma şekerine nasıl sevmesinki ona hamileyken ilk istediğim şey elma şekeriydi :)bunu dedimde nasıl güldü he birde geçenlerde kardeş isteyen biri olarak beni hem güldürdü hem düşündürdü öylesine konuşuyorduk bebek konularından anne halamı bebek istiyorsun artık sizi yaşlandınız düşünsene o okula başlayınca kaç yaşında olacaksın dedi ben neee diye kaldım sonra ne yaşlanmasııııııııı dedim :)aman ben ölürsem sen büyütürsün napalım dedim sırıtıyor senden kurtuldum bebek kaldımı diyorsun dedim kahkaha atıyor komik çocuk demek onun tarafından bakınca yaşlanmış gibi duruyoruz üüüüüüüüüüüüüü:(rabbim herkese hayırlı evlatlar nasip etsin ben oğlumu çok seviyorum .

20 Mart 2009 Cuma

işte öyle bir şeyler

Bu gün sabah taşları beğenmiştim adam fiyatı uçurmuş millet krizin acısını bizden çıkarmaya kararlı :)ama tüm türkiyeyide biz kalkındırmayızki demi canıııım işin aslı biz ev için bütçe yapıp birşey ayırmadık şimdi herşey gözde büyümeye başladı birde seçtiğimiz şeyleri getirmeyip yüksek fiyat istiyorlar krizden fabrika durdu yok diyorlar haklı olabilirlerde aslında neyse biz yinede büyük şehirde şansımızı deneyelim dedik yarın elti kuşlarla plan yaptık samsuna uçuyoruz inşallah buluruz yılan hikayesine döndü mutfak sıktı valla diğer taraflar gözüme büyük geliyooorrr imdaaaat diye bağırasım var :) neyse şükürsüzlük yapmamak lazım 1 ay öncesi ev arama telaşındaydım işte klasik insan tavrı sergiledim neyse çok şükür rabbim verdiğin ve vermediğin herşey için herşeyin hayırlı vakti saatinde karşılaşmak duasıyla

19 Mart 2009 Perşembe

tejeeeeeeee:)

Küçük bir kız kapıda annesiyle karşılar tejeyi ama hiç pas vermez tejem diye boynuna sarılan kız aksine kaçar diiit der tejesine annesi oh sana unutmuş benim kızım küsmüş bak ohhh der teje üzülür ama durbakalım der küçük kız teje teje der içerden çağırır tejesi efendim balım der del diye bağırır kendi odasına çağırır ıslak mendilini kendi alır temiz bezine uzanamaz tejesine al der altını gösteriri eg der :)al bunu der tejesi kurban olsun yani kızım pismiş eg olmuş o yüzden uzak dur kötü kokuyom demiş akıllı işte bu kız hem güzel hem tatlı ,akıl küpü sonra tejesine nım nım der açıktım yani tejesi bende der oda gel ben seni doyururum deyip emzirmeye çalışır her zaman yaptığı gibi :)çok seviyorum ben bu kızı ,bide bay göbüşüm var onuda özlediiim hemde çoook:)

Belki Son Günündür.


Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı. Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu; -Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. Kahverengi gömlekle gidiversen nolur! Bu gün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun? -Tamam bey, bitti işte Adam açık mavi göleği hışımla aldı; -Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar. Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı; -Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin. -Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara Hoş geldin demeliyim. Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, Bir kaza yapmasa bari Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı. -Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim. Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi.
Biraz sonra çocuklarına seslendi
-Kahvaltınız hazııır!
Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyoda zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı.
Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. Geç kaldım diye acele edip acaba o da Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.
-Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?
Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu.
Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.
-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?
Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.
Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; Haberleri mi dinledin? diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla sordu;
-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?
-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim
O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü

-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.

Her günü son günün bil. Bunu anlayabilecek eşlerden olmayı nasip et rabbim .

UYH dıkandım vallaha dıkandım :(

Bu akşam boya ve kartonpiyer ustaları geldi binbir dalga geçme ve akıl satma kendini beğenme tiripleriyle fiyet verip gittiler yanlarında koca bir tuzluk getirmişler fiyatın üzerine epey serpmişler verdiler bize fiyatı :) gittiler inşallah bizim işimizi yapmak nasip olmasın rabbime havale ediyorum .Daha iyi niyetli insanlara nasip olsun müşterek fikir alışverişi olmassa karşılıklı saygı duyulmazsa bana gelenler geliyor kimsenin evi nalettayn işi ve tavrı haketmez olmayacak bir fikir varsa öyle değilde böyle olabilirmi diye fikir ver aman boşver işte işini mesleğini haketmeyen sanatçı tipi yaptığının sanat olduğunu hüner olduğunu ama bunu da ona bir veren olduğunu bilmeyenlerden, bunlar buranın yerlisi bunlardan ne koparsak kar diyen köylü kurnazlarından rabbim uzak eyle kandırmayı ve kandırılmayı nasip etme abla yapacağımız bir oda sen ne kartonpiyeri beğenecen höng kardeşim ben tüm evi nereye yığıp nerede yaşarım yavaş yavaş yapıcan bune saygısızlık sen bir oda diye para almıycan herhalde ,neyse elin alemin adamına saygısızlık ve küfür edecek kadar samimi olmıyacam rabbim layığını versin bizden uzakta .APLA kartonpiyer alçı olursa kafana düşerrrrrrrr:)))) köpük olursa daha iyi ama onuda sen beğemicen verdiğin para neki .

18 Mart 2009 Çarşamba

:(ben kendimmi çizsem ne ?

Slm kızlar yeni haber evye bozuk çıktı mermere oturmaz denildi bırakıldı kendinden olacakmış ve seramik bulamıyorum beğendiklerim banyo seramiği çıkıyor o küçük taşlardan beğenemedim ben biraz sonrada ne hale gelicek takıntısındayım ha dediimmi mutfak fayansı değişmez demi ama küçük küçük olanlarda sonradan çok kirli görünmeye başlıyor 2 annem ve tüm tanıdıklar yaptırdılar ilk günkü parlaklığı kalmıyor neyse ben ne bulduysam çiçeğin ölçüsü tutmadı çiçeği olsa fayans olmadı o olsa yer olmadı :)ayh çatlıyajam :)))))

Yuvanın Yapılışı-

Fâtıma radıyallahu Teala anha:
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
“Subhânallâhi velhamdu Lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu Vallâhu Ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ Billâh-il’ Aliyy-il’ Azîm” i daimi vird edindi. Bundan böyle bütün işlerinde ruhaniler yardım ediyorlardı.
Yani: “Allah’ı tenzih ederim. Bütün güzel övgüler O’na mahsustur. Allah Teâlâ’dan başka hiçbir ma’bud, mahbub ve ilah yoktur. Ve Allah Teâlâ en yücedir, en büyüktür. Günahları terk etmekte güç, hareket, ibadetlere devam etmekte kuvvet, Âlî ve Azîm olan Allah’tan başkasıyla değildir.”
Pek adetim değildir ama, havass kitaplarında şuna rastladım: Mutfak işlerinde bir kadın bunu daimi vird edinirse, pişirdiği yemekler ruha şifa verir, sofraya bereket getirir. Kuvvetli ise melekler yardımına gelir; zaif ise cinler yardımına gelir; hizmet ederler, işlerini görürler. Şöyle ki yarım saatte beş-on kadının işini görür. Kendisi çalışır ama, beş kişinin, on kişinin göreceği işi görür. Daha da zaif ise, yine sinir sistemi kuvvetlenir, kolayca yorulmaz. Daha başka şeyler de var…

İsmail Çetin (kuddise sırruh)