19 Aralık 2008 Cuma
SİZİN KAÇ GÜNÜNÜZ VAR NE KADARI SAMİMİ:)
Nedendir bilmem çevremi küçültmeye gittiğim günden beridir baya yol kat ettim samimiyetine güvenmediklerimi birbir çıkardım araya mesafeler koydum arkadaş dediğim dost bildiklerimle ,çok arkadaş canlısı samimi biri olmama rağmen kötü yanım çok da iyi tanımamdı insanoğlunu ,100 kişi olana kadar kaliteli zaman geçirebildiğim sevdiklerimle zaman geçirmeliydim .Çok doğru bir karar vermişim etrafımda sahte yüzlerden samimiyetsiz davranışlardan arındığım için mutluyum ama zaman zaman da düşünmüyor değilim peki bunun sonu yalnızlığa doğru gidiyor diye olsun varsın sahtelikle bir ömür avunup sonunda boş kalmaktansa rabbimden umarım dostluğu peki bu yaşamı birbirine sahtekarca gülümseyerek ama sırtlarını döndüklerinde hançerleriyle bekleyenler nasıl ,zaman geçirip nasıl mutlu olabilirler aklım almıyor hep aynılaşan hayatlarına nasıl tahammül ediyorlar yarın ayşe hanımdayız ,ertesi gün fatma hanımda, bakalım ne pişirmiş, sen ne giydin , öbürü ne giymiş ,senin çocuğun dersleride kötüymüş bizimki çok güzel ,sizin bey bizim bey bune kardeşim yokmu bu arkadaşlığın başka yolu benim kıyafetimden sanane, senin evinden banane böylemiydi arkadaşlık ,benmi yanlış öğrendim ,gittikçe nefes almak zorlaşınca uzaklaşırım bulunduğum ortamdan anlamı olmalı anlam katmasıda amaçla öğrenmekle olur eksilten ama birşey vermeyen toplantılar görüşmeler lütfen benden uzak olun sanırım içini boşaltığınız yada pek algılayamadığınız bir durumda sosyal olmak bu sizin nekadar çok gününüz yada oturmanızın olduğuyla alakalı bir konu değil her gittiğiniz yerde ne giydiğiniz ,ne takıp takıştırıp ,sürdüğünüz buda dedğil ,kendinize ,ailenize ne kattığınız ,kişisel mutluluğunuz ve aileniz için çevreniz için ne yapabildiğinizdir, evet koca bir hiç ,boş zaman, boş kafa ,içi boş bir hayat aslında hiç sevmediğim siyasetin bana en büyük kazancı bu ayrımları yapmamda çok büyük katkı sağlaması ve haklı olduğumu eşime göstermesi oldu evet haklıyım ama şimdide sizin aranızda olmaktan nefes alamamaktan boğulmak üzereyim sizden gelen kötü kokular etrafı sarmışken bunun aksi mümkün değil bu hayatın aspiratörü çalışsın sizin gibiler ve kokularınız gitsin .inancım bu durumun değişmesi görünüşü ve içi aynı bir millete yeniden dönmemiz yoksa ahirette bu durumun karşılığı çok ağır gelir bu dünyadaki elit hayatın sonucunda size pahalıya patlar .üstünlük çoğunluk = azınlık eziklik.
18 Aralık 2008 Perşembe
CANIMIN İÇİ OĞLUM VE GÜZEL YEĞENİM SENANUR
İSTANBUL
çocukluğumun istanbul'u özledim seni ,bir nefeste gidip geri dönsem öyle günlerce kalmak değil niyetim özlemim .Sadece baksam nefeslensem geri dönsem sevdiklerime ,burada nefesim kesiliyor belki sen derman olursun ne bileyim öylesine bir his bir özlem kimseler görmesin kimseleri görmesin gözlerim rahatça dolaşsam rabbime yakınlaşsam camilerinde,eşimle ,oğlumla gezsem sokaklarında anne olsam, eş olsam sadece, sırtımdaki kamburlarımı 1 ,2 günlüğüne atsam hiç kimsenin başka hiç birşeyi olmasam sadece kul olsam tazelenip ,tazeleyip eskiyenlerimizi muhabbetle dolup ,arınsam ve dönsem yada dönmesem :)neyse öylesine bir duygu yoğunluğu yaşayaıp aklıma buz gibi hava gelince vazgeçtim baharda yada yazda inşallah istanbul görüşmek nasip olsun bize tüm istanbul'a sevgiler.
EN ÖNCE VE İLLA Kİ SAĞLIK OLSUN!....
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama.
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin...
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin.
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin.
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart.
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine...
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis.
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle...
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de.
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık.
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak.
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al...
Sonra, şöyle bir düşün. Kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken?...
Kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?..
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?...
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara!...
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor!...
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun...
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun...
Saklama tabakları, bardakları misafire. Sizden ala misafir mi var bu dünyada?..
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil.
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi.
Tadına var akşamının...
Gece evinde, dostların olsun.
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun...
Arkadaşım, hayat bu. Daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin...
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin.
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin.
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart.
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine...
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis.
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin.
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle...
Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de.
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık.
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak.
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al...
Sonra, şöyle bir düşün. Kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken?...
Kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?..
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?...
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara!...
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor!...
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun...
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun...
Saklama tabakları, bardakları misafire. Sizden ala misafir mi var bu dünyada?..
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil.
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi.
Tadına var akşamının...
Gece evinde, dostların olsun.
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun...
Arkadaşım, hayat bu. Daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel
ASLA ELEKTRIK PRIZINE BAGLI BIR CEP TELEFONUNU KULLANMAYIN. LUTFEN
Cep telefonunuz şarj olsun diye elektrik pirizindeyken bir çağrı alırsanız, önce fişini çekin, sonra konuşun. Elektrik pirizinde takılıyken, hem şarj olsun hem de konuşayım derseniz, sonuç aşağıda görülen resimdeki gibi oluyor. Lütfen bu bilgiyi cep telefonu kullanan herkese gönderin.BUNU UNUTMAYIN VE HAYATINIZDA UYGULAYIN. ÇÜNKÜ BİR ÇOK KİMSE HALA DAHA CEP TELEFONU PRİZE TAKILIYKEN HEM TELEFONU ŞARJ EDİP, HEM DE KONUŞMAYA DEVAM EDİYOR. BU RESİMERİ GÖRDÜKTEN SONRA DAHA DİKKATLİ OLACAĞINIZI UMUYORUM............
BÜLENT TARHAN
Fotograflara bakin ve bu yaziyi dikkatlice okuyun umarim bunu siz yapmiyorsunuzdur! , bir telefona sarj ettiginiz surece dokunmayin, caldiginda kabloyu cikarmadan cevap vermeyin!
bir kac gun once birisi evde telefonunu sa! rj ediyordu. bu sirada bir arama geldi ve o da yanitladi, telefon hala prize bagliydi; birkac saniye sonra elektrik telefonun icine girdi ve genc adam kotu bir bicimde yere firlatildi. ailesi odaya geldiginde, onu bilincsiz, nabzi cok dusuk ve parmaklari yanmis olarak buldular. hemen acile goturuldu fakat yolda hayatini kaybetti. cep telefonlari cok kullanisli bir icat olabilir ama olume sebep olabilecegini bilmek gerekir.
ASLA ELEKTRIK PRIZINE BAGLI BIR CEP TELEFONUNU KULLANMAYIN. LUTFEN.
Diyelim ki, mesai saati bitti ve siz de akşam 18:30 civarında, alışılmadık derecede zorlu bir iş gününün ardından (tabii ki tek başınıza) arabanıza binip evin yolunu tuttunuz.
Çok yorgunsunuz ve canınız da
fena halde sıkkın.
MÜTHİŞ GERGİN VE SİNİRLİ BİR HALDESİNİZ…
Birdenbire göğsünüzde,
kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya başlayan
korkunç bir ağrı
hissediyorsunuz.
En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp başaramayacağınızdan bile emin değilsiniz.
NE YAPACAKSINIZ???
İLK YARDIM KURSLARINA KATILACAK KADAR AKLI BAŞINDA BİRİYDİNİZ AMA KURSTAKİ EĞİTMEN, SİZİN BAŞINIZA BİR ŞEY GELDİĞİNDE NE YAPACAĞINIZI ÖĞRETMEDİ!!!
YALNIZ BAŞINIZAYKEN KALP KRİZİ GEÇİRİRSENİZ NASIL HAYATTA KALIRSINIZ?
PEK ÇOK İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ SIRADA TEK BAŞINA OLUYOR; ETRAFTA YARDIM EDECEK KİMSE BULUNMUYOR. KALP ATIŞLARI DÜZENSİZLEŞEN VE KENDİSİNİ BAYILACAKMIŞ GİBİ HİSSEDEN BİRİNİN
BİLİNCİNİ YİTİRMEDEN ÖNCE
YALNIZCA 10 SANİYE KADAR ZAMANI VARDIR.
BU DURUMDA NE YAPMANIZ GEREKİR?
CEVAP:
PANİĞE KAPILMADAN ÜST ÜSTE KUVVETLİCE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN.
ÖKSÜRMEDEN ÖNCE HER SEFERİNDE DERİN BİR NEFES ALIN; ÖKSÜRÜKLERİNİZ GÜÇLÜ OLSUN, DERİNDEN GELSİN VE UZUN SÜRSÜN, TIPKI GÖĞSÜNÜZDE BİRİKMİŞ BALGAMI ATMAYA ÇALIŞIR GİBİ ÖKSÜRÜN.
HER İKİ SANİYEDE BİR DERİN NEFES ALIP ÖKSÜRÜN VE BUNU YA YARDIM GELENE DEK YA DA KALP ATIŞLARINIZ TEKRAR NORMALE DÖNENE DEK SÜREKLİ YAPIN.
DERİN NEFES ALMAK CİĞERLERİ OKSİJENLE DOLDURUR.
ÖKSÜRMEK KALBE TAZYİK YAPAR VE KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR.
KALBE UYGULANAN BU TAZYİK, KALBİN NORMAL RİTMİNE DÖNMESİNİ KOLAYLAŞTIRIR.
BÜTÜN BUNLAR SİZE, BİLİNCİNİZİ KAYBETMEDEN ÖNCE HASTANEYE YETİŞECEK ZAMANI TANIR.
NEDEN?
BU KONUDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYİ BİLGİLENDİRİN.
BU BİLGİ SAYISIZ İNSANIN HAYATINI KURTARABİLİR!!!
ASLA, 'BENİM BAŞIMA GELMEZ!' DİYE DÜŞÜNMEYİN.
HAYAT TARZIMIZIN EPEYCE DEĞİŞTİĞİ ŞU SON YILLARDA ARTIK HER YAŞTA İNSAN
KALP KRİZİ GEÇİRİYOR.
Çok yorgunsunuz ve canınız da
fena halde sıkkın.
MÜTHİŞ GERGİN VE SİNİRLİ BİR HALDESİNİZ…
Birdenbire göğsünüzde,
kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya başlayan
korkunç bir ağrı
hissediyorsunuz.
En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp başaramayacağınızdan bile emin değilsiniz.
NE YAPACAKSINIZ???
İLK YARDIM KURSLARINA KATILACAK KADAR AKLI BAŞINDA BİRİYDİNİZ AMA KURSTAKİ EĞİTMEN, SİZİN BAŞINIZA BİR ŞEY GELDİĞİNDE NE YAPACAĞINIZI ÖĞRETMEDİ!!!
YALNIZ BAŞINIZAYKEN KALP KRİZİ GEÇİRİRSENİZ NASIL HAYATTA KALIRSINIZ?
PEK ÇOK İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ SIRADA TEK BAŞINA OLUYOR; ETRAFTA YARDIM EDECEK KİMSE BULUNMUYOR. KALP ATIŞLARI DÜZENSİZLEŞEN VE KENDİSİNİ BAYILACAKMIŞ GİBİ HİSSEDEN BİRİNİN
BİLİNCİNİ YİTİRMEDEN ÖNCE
YALNIZCA 10 SANİYE KADAR ZAMANI VARDIR.
BU DURUMDA NE YAPMANIZ GEREKİR?
CEVAP:
PANİĞE KAPILMADAN ÜST ÜSTE KUVVETLİCE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN.
ÖKSÜRMEDEN ÖNCE HER SEFERİNDE DERİN BİR NEFES ALIN; ÖKSÜRÜKLERİNİZ GÜÇLÜ OLSUN, DERİNDEN GELSİN VE UZUN SÜRSÜN, TIPKI GÖĞSÜNÜZDE BİRİKMİŞ BALGAMI ATMAYA ÇALIŞIR GİBİ ÖKSÜRÜN.
HER İKİ SANİYEDE BİR DERİN NEFES ALIP ÖKSÜRÜN VE BUNU YA YARDIM GELENE DEK YA DA KALP ATIŞLARINIZ TEKRAR NORMALE DÖNENE DEK SÜREKLİ YAPIN.
DERİN NEFES ALMAK CİĞERLERİ OKSİJENLE DOLDURUR.
ÖKSÜRMEK KALBE TAZYİK YAPAR VE KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR.
KALBE UYGULANAN BU TAZYİK, KALBİN NORMAL RİTMİNE DÖNMESİNİ KOLAYLAŞTIRIR.
BÜTÜN BUNLAR SİZE, BİLİNCİNİZİ KAYBETMEDEN ÖNCE HASTANEYE YETİŞECEK ZAMANI TANIR.
NEDEN?
BU KONUDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYİ BİLGİLENDİRİN.
BU BİLGİ SAYISIZ İNSANIN HAYATINI KURTARABİLİR!!!
ASLA, 'BENİM BAŞIMA GELMEZ!' DİYE DÜŞÜNMEYİN.
HAYAT TARZIMIZIN EPEYCE DEĞİŞTİĞİ ŞU SON YILLARDA ARTIK HER YAŞTA İNSAN
KALP KRİZİ GEÇİRİYOR.
16 Aralık 2008 Salı
kendi kendime hallerim
Bu aralar sürekli hasta olmamdan dolayı bir bıkkınlık var neden düzelemiyorum çok sıkıldım güçsüz ve bitkinlikten sanırım güneşi görmemek beni mutsuzediyor ve güçsüzleştiriyor.Bayramlar genelde hastalanıp yataklık geçiren biriyim sanırım fazlaca temizlik ve stres yapıyorum ama bu sene dahada uzun sürdü ve kendi hastalığımdan kendimden bıktırdı :)rabbimden tüm hastalara içinde kendimede şifa istiyorum ,kafamı toplayıp ders çalışmaya başladım 2 ders bitti şimdi 3 ,4 kitapların konularına bakıcam dün 2 dersi birden tamamlayınca öğrenciykende konular bukadarmıydı diye düşündüm çok kolaymış neden çalışmazmışım oğluma söylediğim gibi bu dünyada en kolay iş ders çalışmak inşallah dün ve bugünkü gayretim 3 ,4hafta sürerde yarım dersleri tamamlayabilirim sınav ocakta bakalım nasıl geçecek oğluma gayret gelsin diye başladım inşallah rabbim utandırmasın ona karşı mahcup olmak istemem sonra dilinden kurtulamam:)neyse ben gidiyim ders çalışayım herşey gönlünüzce olsun sevgiler.kendime not: en kısa sürede yoğun kitap okumalrıma geri dönücem :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
