16 Aralık 2008 Salı

kendi kendime hallerim

Bu aralar sürekli hasta olmamdan dolayı bir bıkkınlık var neden düzelemiyorum çok sıkıldım güçsüz ve bitkinlikten sanırım güneşi görmemek beni mutsuzediyor ve güçsüzleştiriyor.Bayramlar genelde hastalanıp yataklık geçiren biriyim sanırım fazlaca temizlik ve stres yapıyorum ama bu sene dahada uzun sürdü ve kendi hastalığımdan kendimden bıktırdı :)rabbimden tüm hastalara içinde kendimede şifa istiyorum ,kafamı toplayıp ders çalışmaya başladım 2 ders bitti şimdi 3 ,4 kitapların konularına bakıcam dün 2 dersi birden tamamlayınca öğrenciykende konular bukadarmıydı diye düşündüm çok kolaymış neden çalışmazmışım oğluma söylediğim gibi bu dünyada en kolay iş ders çalışmak inşallah dün ve bugünkü gayretim 3 ,4hafta sürerde yarım dersleri tamamlayabilirim sınav ocakta bakalım nasıl geçecek oğluma gayret gelsin diye başladım inşallah rabbim utandırmasın ona karşı mahcup olmak istemem sonra dilinden kurtulamam:)neyse ben gidiyim ders çalışayım herşey gönlünüzce olsun sevgiler.kendime not: en kısa sürede yoğun kitap okumalrıma geri dönücem :)

15 Aralık 2008 Pazartesi

NASIL OLMALI ZAMANLARIMDAYIM

Hayatım elimden koşar hızla gitmekte hala yolunu bulmaya çalışana küçük bir çocuk kadar şaşkınım ,önceki zamanlardan eksilmiş gibi hissederek,arınarak olması gerekirken eksilmekteyim inatla hem de nedenler,niçinler, nasıllar havalarda uçuşuyor umutsuzluk kokuyor havada,ümidim kalmayan yarınlar çok uzaklardan bakıyor düşüyorum yalnızlık ve güvensizliğin kollarına ,bir labirent dar çıkılması imkansız hayatın bütün ağırlığı omuzlarımdayken çıkmam imkansız artık ışıkta azalmakta ama diyorum böyle olmamalıydı benim hayal ettiğim küçük kız hayallerim böyle değildi böyle bitmemeli elbet kendi başına yaşamayı kalabalıklar içinde tek olsada insan nefes alabilmeyi mutlu olabilmeyi başarmalı çıkmalı labirentten dargın olmadan hayata kocaman bir hayat düşlemeli inadına tüm güzellikleri ondan dileyerek .kalbimdeki acı ve kırgınlığın geçmesi duasıyla .

11 Aralık 2008 Perşembe

Enerjimizi Yutan Kara Delikler

Enerjimizi yutan kara delikleri kapatmayı bilmiyoruz. Ruhumuzdan, bedenimizden ve yaşadığımız mekândan delikli süzgeç gibi enerji (nur) sızdırıyoruz. Üstelik bu enerjiyi (nuru) yeninden kazanmanın yollarını da çoğunlukla bilmiyoruz. Peki bu konuda neler yapılabilir?
* Sizi el açtırıp fakirliğin musibetlerine düşürmeyecek miktarın dışında, ihtiyacınızdan fazla olan parayı istiflemeyin, imkânınız nispetinde Allah yolunda harcayın!
* Kullanılabilir olup kullanmadığınız eşyalarınızı ve giysilerinizi ihtiyaç sahiplerine verin, evlerinizde istiflemeyin! Bunun size kaybettirdiği enerjiyi bilseydiniz, evlerinizi bomboş ederdiniz.
* Giysilerinizde ve eşyalarınızda abartıya kaçmayınız. Özellikle ibadet ettiğiniz odalarınızı olabildiğince sade döşeyiniz.
* Erkekler altına, ipekli ve kadınsı hava içeren giysilere itibar etmesin. Kadınlar için aşırıya kaçmadıkları sürece altın, ipek ve benzerlerini kullanmalarında mahsur yoktur.
* Hayati ihtiyacınız yoksa, kimseden sadaka olarak bir şey kabul etmeyiniz. Sadaka olarak verilenler bir bakıma günahın kiridir, bunu unutmayın! Hediye edilirse o başka. (Hediye edilen herhangi bir şeyi siz de bir başkasına hediye edebilirsiniz. )
* İsraf etmeyiniz, her bir lokmanın veya her bir kuruşun Allah'ın size nimeti ve ikramı olduğunu unutmayın ve nimete nankörlük etmeyin.. İsraf ettiğiniz her neyse, o şeyin aslında melek yapılı bir varlık olduğunu ve yaradılış amacını yerine getiremeden tarafınızdan dönüşüme uğratılabileceğ ini hatırlayın. Yeryüzü halifesi olduğunuz bilinci ile, o varlığın kemaline ermesine izin verin, bu da merhamettendir.
* Bedeninizi, giysilerinizi, evinizi, banyo ve tuvaletlerinizi daima temiz tutun. Mümkünse sık sık gusl abdesti alın.
* Giysileriniz ve eşyalarınız yıprandıysa mutlaka onarın. Kırık dökük, eski ve yıpranmış eşyaları evinizde bulundurmayın, rızkınızı kapar.
* Tuvaletlerinizin kapakları ve kapıları mutlaka kapalı olsun. Buna çok dikkat edin! Yoksa bu mekânlar evin nurunu kara delik gibi yutar.
* Banyo yaptığınız ve abdest aldığınız yerde herhangi bir pislik (idrar dahil) bulunmamasına dikkat edin!
* Sofraları ve yemek artıklarını orta yerde uzun süre bırakmayın, kaldırın. Mümkünse kalan yemek artıklarını yakın çevrenizdeki hayvanlara verin!
* Çöp kutularınızın ağzını sıkıca kapalı tutun, çöp biriktirmeyin.
* Mutfaktaki yemek ve su kaplarınızın kapakları da kapalı olsun.
* Odalarınızı sık sık havalandırın ve eğer mümkünse oda spreyleri kullanarak kötü kokmasına izin vermeyin.
* Evinizde loş ışıktan kaçının, bol ışıklı olmasına dikkat edin!
* Eşyalarınızı yerleştirirken, hava akımının evinizde kolayca dolaşmasına izin verecek şekilde dizayn edin. Koyu renkleri değil açık ve huzur veren renkleri tercih edin.
* Yattığınız oda dışında evinizde bir tane de olsa yeşil bitki bulunsun! Eğer bahçeniz varsa, yeşillendirip mümkünse ağaç dikmeye çalışın!
* Eğer imkânınız varsa, imkânı kısıtlı olan kişileri sık sık yemeğe davet edin! Kokusu yayılan yemeklerinizden komşularınıza da ikram edin.
* Bir kişi, üzerinize giydiğiniz bir giysiyi veya evinizdeki herhangi bir eşyanızı çok beğendiyse, bunu hal ve hareketleriyle açıkça belli ediyorsa ve eğer onu yeniden alabilme imkânınız da varsa, hemen o şeyi o kişiye hediye edin! (Benden söylemesi!)
* Biri size ihtiyacını açıkça belli ettiyse ve siz o ihtiyacı karşılayabilecek güce sahipseniz, sakın aldırmazlık etmeyin.
* Kıskançlık duygusuna kapıldığınızı hissederseniz, tevhid'i hatırlayıp zikrederek, kıskandığınız kişiye daha iyi olması için dua ederek, bu duygunuzla savaşın!
* Belli dönemlerde evinizin her odasında ayrı ayrı namaz kılın, bu yaptığınız melekleri oraya davet edecek ve negatif varlıkları defedecektir.
* Evinizde beş vakit namaza devam etmeye gayret edin.
* Ramazan ayında orucunuzu mazeretsiz terk etmeyin ve sık sık iftara misafir davet edin.
* Besmele çekmeden yemeğe başlamayın. Besmele ile başlayarak yediğiniz içtiğiniz her şey hayat iksirine dönüşür, sağlık ve şifa olur. Üstelik yemeğiniz az dahi olsa doyarsınız. Ve hamd ve şükürde bulunmadan da sofradan kalkmayın.
* Tuvalet ve banyolarınıza girerken veya gece dışarı çıkarken Euzü Besmele okuyup, destur deyin. Kısaca, Besmele'siz hiç bir işe kalkışmayın..
* Karanlıkta bahçe veya benzeri avlulara pis su nevi şeyler atmayın. Eğer çok gerkirse Euzü Besmele okuyup, destur diyerek bunu yapın.
* Giyinip soyunurken ve banyo yaparken acele edin. Büsbütün çıplak vaziyette uzun süre kalmayın. Üzerinizi mümkün olduğu kadar örtün.
* Allah ismi veya ayetlerin yazılı olduğu tablo ve vb. eşyaları astığınız yer, tuvalet karışısı veya ayak altı olmasın.
* Kıble yönünde mümkün olduğu kadar az eşya bulundurun ve bu eşyalar eski ve yıpranmış olmasın.
* Gusl abdesti olmaksızın eşiğinizden üç kereden fazla geçmeyin. Görüştüğünüz, evinize gelip giden kişilere de bunu tavsiye edin.
* Mahremiyete dikkat edin! Hanımlar Allah'ın haram kıldığı ve eşlerinin gönül rızası olmadığı kişileri (kadın veya erkek) eşleri yokken evlerine almasınlar. Bu konu da enerji kaybı açısından çok çok önemlidir.
* Komşularınızın ve akrabalarınızın hallerini ve ihtiyaçlarını sık sık araştırın. Üzüntüleri varsa teselli edip, ihtiyaçları varsa gücünüz nispetinde gidermeye gayret edin.
* Hastaları ve sevdiklerini kaybedenleri ziyaret edip, teselli edin. Onlara yanınızda tatlı ve hafif yiyecekleri hediye olarak götürün.
* Başkalarına zarar vermeyip, zararı yalnız kendinize olan ve geri dönüşü olmayan bir günah işledinizse derhal tevbe edin ve bir sadaka verin. Sadaka miktarı nefsinizi değil, vicdanınızı rahatlatacak kadar olsun. Eğer sadaka verecek durumunuz yoksa nafile oruç tutun. Bunun sayısı da yine vicdanınızı rahatlatacak kadar olsun ve mümkünse tek sayılı rakam olsun. (Şer'i olarak bu ölçülerin miktarı bildirildiyse, onlara uyun)
* Önemli bir işinize başlamadan önce de bir ihtiyaç sahibini sevindirip duasını almaya çalışın.
* Bir fincan kahvenin hatırı kırk yıl olmasa da mutlaka Allah indinde bir hakkı vardır. Size iyilik eden kişilere nankörlük etmemeye gayret edin. (Reddederse mazursunuz)
* Komşularınızın hakkına tecavüz edecek davranışlardan da kaçının, kul hakkına girer ve enerjinizi emer.
* Gıybet etmeyin ve evinizde de gıybet edilmesine izin vermeyin, çünkü gıybet edilen mekâna pislik yağar. (Gıybeti edilenlerin günahlarından kaynaklanan negatif enerji hücum eder)
* Bilmeden bir zarar verdiğiniz kişiler olduğunu da düşünüp, o meçhul kişilerin gıyabında hayır dua edin. En azından bunu yapmak elinizden gelir. Eğer zarar verdiğiniz kişiyi biliyorsanız, verdiğiniz zararı telafi etmeye gayret edin, ki gönlü alınsın. Gıybet ve kul hakkı en çok enerji kaybettiren iki şeydir, buna çok önem verin.
* Evinizde sık sık Kur'ân okuyun, Allah'ı zikredin, dostlarınızla ilmi sohbetler yapın. Bu şekilde evinize nur yağar.
* Bilerek veya bilmeyerek Allah'a eş koştuklarınız da enerjinizi emip tüketir. O varlık bunu yapmasa da siz enerjinizi ona yönlendirirsiniz bilmeden.
* Daima Tevhid gerçeği doğrultusunda, "önce ben" diye değil, "önce sen" diyerek yaşayın.


Allah cümlemizi nuruna gark etsin!

10 Aralık 2008 Çarşamba

Bayram değerlendirmesi:) SÜPERRRRRRR

Bu bayram uzun zamandır gitmek istediğimiz birçok aile dostumza ziyaret fırsatı bulduk,memlekette çalmadık kapı bırakmadık :)valla doğru ,çok şükür işler bitti ,ziyeretler tamam sadece koca bayramda annemi göremedim eşiyle gezmelere gittiği için neyse 2 defa gittim benden günah gitti :)demi ama çok güzeldi dünür teyzelerimiz de sofarlar kurduk yemekler çaylar sohbetler valla kendimzi gurmeler gibi hissettik ,her sofrada farklı lezzetler kalabalık bir gurupla gezdik ama kapılar her daim açıktı güleryüzle karşılandık uğurlandık,ama bayram sonu bukadar kişi gitsek eminim gözden bakıp açmayabilirler haklı olarak :))sayı vermemk daha doğru burda kimseyle polemiğe girmeyelim:)o kadar kişi gezilirmi diye :)valla bu arada kayınvalideme hiç yardım edemedik doğruya doğru hatun kendi işini gördü hasta hasta aslında üzüldüm ama yetişmek mümkün değil.Cuma günü akşam bizde toplanılacak küçük eltim (canım kardeşim )uşağa gitmeden son kez tüm eltiler, eşler, çocuklar yani 23 kişi :)apartmana duyurulur o gece komşularımın gezmeye gitmeleri kendi ruh sağlıkları açısından iyi olur :)neyse bu günlük aklımdakiler bunlar aslında diğer blogları gezerken bir güzel kardeşimin yazılarında gözyaşlarımı tutamadım her bayram olduğu üzere ilk günü son günü farketmez mutlaka ağlanacak bir durum bulup ağlarım bu bayramda kardeşin babasını ziyaretini resimlemesi hüzünlendirdi o kadar içten ve samimiydiki böyle bir hassasiyetim olmasada ağlardım sanırım sevgiler
http://birkelebekolsam.blogspot.com/

Benim için bayram

Bayram kalabalık ve neşe demek artık çünkü bizim kocaman bir ailemiz var kayınvalidemin 4 oğlu var hepimiz evli amca gelinlerimiz var 2 tane bir görümcemiz yengelerim amcalarımla bir bayram yemeğinde 30 kişiyi aşan bir soframız,anlatılmaz yaşanır bir mutluluğumuz var .Bizim için yaşın ilerlemesiyle sevdiklerimizin toplandığı onlara doyum ,muhabbet günleri ,çocuklarımız için bizim çocukluk zevklerimiz,mutluluklarımız,büyüklerimiz için evlat ve torunların toplantı sevgi günleri ,gittikçe alınana lezzet değişiyor sanırım rabbimden evlatlarımız büyüdüğü günlerdede bu sevinçli günlerin devam etmesi sağlıklı ,huzurlu, başarı dolu yıllarla gelsin inşallah ,herkese gönlündeki bayramları diliyorum.

7 Aralık 2008 Pazar

Bayramınız mübarek ola

Kurban bayramınız mübarek olsun sevdiklerinizle mutlu bayramlar dilerim.ALLAH tüm müslümanların kurbanlarını,niyetlerini kabul etsin .Dualarınızda unutulmamak duasıyla.sevgiler

5 Aralık 2008 Cuma

ÖLÜM

Bir anda uykudan kalktim
çok ilginç bir ışık gördüm ama odanın ışığı kapalıydı
bir baktım saat 3:30 gece facir vakti
peki gördüğüm bu kadar ışık nerden
birden şaşırıp kaldım baktım ki elimin yarısı duvarın içinde
hemen elimi çıkardım korku içinde oturup elime bakıyordum
tekrar elimi duvara dogru uzattım yine elim duvarın içine giriyordu!!!!!!!!

bir gülümseme sesi duydum

Yüzümü kardeşime dogru çevirdim, yatıyordu
korku içinde yatağımdan kalkıp kardeşimi uyandırmaya gittim
ama cevap vermedi
annemin odasına doğru gittim
babamı uyandırmaya çalıştım

birilerinin bana cevap vermesini istiyorum ama kimse cevap vermiyordu

annemi uyandırmak üzereyken, baktım ki annem uykudan uyandı

uykudan uyandı ama benimle konşmuyordu
bismillahirrahmanirrahim diyordu ve tekrarlıyordu

babamı uyandırdı, kalk kalk bir bakalım çocoklara dedi annem

şimdi zamanımı bırak uyuyayim yarın ola hayr ola dedi babam

ama annemin israrı üzerine babam kalkıverdi şaşkınlık içerisinde beraber odamıza doğru geldiler

başladım bağırmağa, anne, baba ama hiç birisi cevap vermiyordu!!!

annemin elbisesini çekiyor beni dinlemesini istiyordum ama annem beni hissetmiyordu!!!

başladım annemin arkasından yürümeye ta bizim odaya kadar

odamıza girdi ve ışıkları açıverdi
ama benim için fark etmiyordu çünkü benim için her taraf ışıktı

tam o sırada çok ilginç bir şeyle karşılaştım
kendi vücüdumu gördim!!!

evet kendi vücüdumu

oturup kendi kendimi seyredıyordum, iki taneydim

kendi kendime soruyordum kimdir bu acaba? Nasılda bana benziyor!!!

başladım kendi kendimi uyandırmaya, bu kabustan kurtulayım diye

ama uyanamadım
babam dedi ki bak yatıyorlar işte hadi yerimize gidelim

ama annem sakin olamadı ve benim uyuduğum yatağa doğru gelerek

beni uyandırmaya başladı kalk muhammed kalk bana cevap ver

ama cevap veremiyordu!!!

bir kaç defa uğraştı ama yok. Birden baktım ki babamın gözlerinden yaşlar dökülüyor

o babam ki şimdiye kadar onun göz yaşlarını görememiştim

bağırışmalar başladı oracık yerden .. kardeşim uyandı ve sordu ne oldu?

annem ona bağırarak, abin muhammed olmüş çok acıklı bir şekilde ağlıyordu
bağırmalar fazlalaştı

anneme giderek, anne ağlama ben burdayım bak bana!!

ama kimse bana cevap vermiyordu, neden?

oturup bağırmaya başladım, burdayım bakın işte

ama kimse cevap vermiyordu

başladım bağırmaya ya rabbi, ya rabbi ne olur beni bu rüyadan ve olduğum durumdan kurtar
uzaktan bir ses duydum ve geldikçede yükseliyordu

bu ses allah’u taalenin bir ayeti idi
((andolsun sen bundan gaflette idin, derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir))

birden iki kişi beni tuttular, ama insan değillerdi

çok korktum !!

başladim bağırmaya, bırakın beni, siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz?

kabire kadar senin gardiyanlarınız dediler
ben ölmedim, daha yaşıyorum dedim

neden beni kabire götürüyorsunuz? bırakın beni!! Ben hissediyorum, konuşuyorum ve görüyorum, ben ölmedim

bana gülümseyerek cevap verdiler

dediler ki, ey insanlar sizzler çok ilginç yaratıksınız, sanıyorsunuz ki ölüm hayatın sonudur ama bilmiyorsunuz ki asıl olan sizin yaşadığınız hayat bir rüyadan ibaret olup öldüğünüz zaman uyanıyorsunuz.

beni kabire doğru çekiyorlardı hala

yoldayken baktım ki benim gibi insanlar ve yanlarında da aynı o iki yaratıktan var, kimi ağlayor kimi gülüyor ve kimi ise bağırıyordu

onlara sordum neden böyle yapıyorlar?


dediler ki, bu insanlar şaşkınlık içerisindeler, nereye gittiklerini biliyorlar, kimisi dalalettedir.. korku içinde sözlerini keserek sordum:

ateşe gidiyorlar mi yani?
evet dediler '

konuşmalarına devam ederek, o gülenler ise cennete gidiyorlar

hemen sordum onlara, peki ben nereye gidecem??

dediler ki, sen bazen iyi gidiyordun, bazende kötü

bazen tövbe edip ertesi gün günah işliyordun ve izlediğin yol tam olarak belli değildi

ve hep öyle yitik kalacaksın

sözlerini korku içerisinde keserek sordum:

yani ben ateşemi gidiyorum yoksa

Onlarda, Allahın rahmeti geniştir ve yolculukta uzundur dediler
yüzümü çevirdim korku içerisinde baktım ailem, babam, amcam, kardeşlerim ve akrabalarım hepsi

Bir sandık içinde beni taşıyorlardı

Onlara koiarak gittim ve onlara dedim ki benim için dua edin lütfen

Ama kimse bana cevap vermiyordu
kimi ağlıyordu kimi ise hüzünlüydü
Kardeşime giderek, dikkatli ol dünyanın fitnesi seni kandırmasın

Beni duymasını çok isterdim

O iki melek beni kabirdeki cesedimin üzerine bağladılar

baktım ki babam toprak atıyor üzerime

Kardeşlerim topak atıyor

Ordaki insanlar hepsi üzerime toprak atıyordu
dedim ki, ahh keşke onların yerinde olsaydım Allaha tevbe etseydim

dün sabah namazımı kılsaydım.

Keşke her gün rabbime dua etseydim

Keşke her gün tevbemi yenileseydim

Keşke kötülüklerden uzak dursaydım

Başladım bağırmaya, ey insanlar dikkatli olun dünya hayatı sizleri kandırmasın
en azından birisinin beni duymasını çok isterdim

Peki sen beni duyuyormusun ???

süphanallah ve bihamdihi.. süphanallahul azim