1 Kasım 2008 Cumartesi

Mutluluğun formülü 40 ayette saklı..

İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.
Müddesir 1-5: Kendini fazla abartma.
Tekvir 25-27: Her şeyin üstesinden gelemeyeceğini asla unutma.
Bakara 156: Çaresizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.
Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.
Hucurat 10: Büyüklük kompleksine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.
Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.
Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret göster.
Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.
Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymetsizleştirme.
Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinmesini bekle.
İnşirah 1-3: Seni huzursuz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.
Maun 4-5: Eleştirinin keskin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.
Mücadele 7: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.
Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.
Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.
Tevbe 40: En zor zamanda bile kesinlikle ümitsizliğe kapılma.
Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine, senden zor durumda olanları görüp rahatla.
Fecr 27-28: En sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.
Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri olsun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.
Haşr 10: Muhatabına güvenmek istiyorsan, önce sen güvenilir ol.
Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü insanların yararına kullan.
Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.
Saff 2: Yalandan uzak dur.
Yusuf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.
Ankebut 41: İyi bir dostun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.
Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, asla unutma.
En'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.
En'am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.
Felak 1-5: Korkuların tutsağı olarak yaşamaktan vazgeç.
Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.
İbrahim 42: Merhametli olmaktan asla vazgeçme.
İsra 23: Anne ve babana 'off' bile deme.
Nisa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.
Yunus 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.
Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.
Furkan 43: Heveslerini kendine ilah edinme.
Necm 3: İnanma duygunu diri tut.
Nisa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme
Gürkan Çelebi, 'Vahiyden Kalbe' adlı kitabından...

30 Ekim 2008 Perşembe

Bu gün nasılsın?

1. Bu sabah hayat defterini nasıl açtın? Sana yeni bir gün lutfettiğini düşünerek Rabbine şükrettin mi? Bu yeni günde Rabbine kulluk ahdini yeniledin mi?

2. Cenâb-ı Hak seni seher vakitlerinde istiğfâra dâvet ederken, sen o vakitte coşup taşan ilâhî rahmet ve mağfiretten ne kadar nasiplenebildin? Yoksa yağmur damlalarının kayaların üzerinden boşa akıp gittiği gibi, o husûsî lutuf ânını zâyî mi ettin?

3. Seher vaktinin feyzini bütün gününe taşıyabildin mi? Bugün hayâtın ne kadar zikrullâh iklîminde geçti? Ne kadar Rabbini hatırlayabilmenin rûhâniyeti içinde oldun?

4. Müezzinin “Hayya ale’s-salâh!” dâvetine uyarak kaç vaktini cemaatle kılabildin? Namazlarında tekbirleri, kıyamları, kıraatları, rükû ve secdeleri Hakk’ın istediği kıvamda, yâni huşû içinde, rûh ve beden âhengiyle edâ edebildin mi?

5. Bugün, seni pençesine düşürmüş veya düşürebilecek tiryâkiliklere, karşı koyma irâdesini gösterebildin mi? Allâh’ın nehyettiği hâlde, sende bulunan kötü hâl ve tavırlardan vicdânen bir rahatsızlık duydun mu? Bunlar yüzünden nedâmet gözyaşları döktün mü?

6. Bugün dilini, boş ve lâubâlî konuşmalardan, yalan ve dedikodudan, gıybet ve münâkaşadan ve bir gönle diken batırmaktan koruyabildin mi?

7. Bugün, senin için yaratılan bu kâinattaki billur bir âvize teşkîl eden yıldızları, semânın sonsuzluğunu, yeryüzüne hayat veren güneş ve ayı, sermâyesi aynı toprak olan bitkilerin rengârenk yaprak ve çiçeklerini, renk, koku, lezzet ve şekilde sonsuzluk arz eden meyvelerini, ancak bir-iki haftalık ömrü olduğu hâlde kelebeğin kanatlarındaki hârika desenleri, insanın yaratılışındaki ibretli safhaları tefekkür edip ilâhî tecellî ve kudret akışlarını ve bunların “lisân-ı hâl” denilen sırlı ve hikmetli beyanlarını idrâk ederek mahlûkâtı ve hâdiseleri gönül gözüyle seyredebildin mi? Kâinattaki ilâhî kudret tecellîlerinden ibret alıp duygu derinliği kazanabildin mi?

8. Bugün, Yaratan’dan ötürü yaratılanlara şefkat, merhamet ve muhabbet nazarıyla bakabildin mi?

9. Bugün Allâh’ın sana ihsân ettiği nîmetleri kimlerle ve ne kadar paylaşabildin?

10. Bugün bir mü’mini sevindirmenin kalbî hazzını tadabildin mi? Bir kederliyi tesellî edip ona tebessüm ettirebildin mi? Bir gönül kazanabildin mi?

11. Bugün bir yetimin başını okşadın mı?

12. Bugün hasta ziyâretinde ve cenâze teşyiinde bulundun mu?

13. Bugün komşularınla ve civârındaki muhtaçlarla alâkadar oldun mu? Aç yatan komşunun, soğukta titreyen gariplerin ıztırâbı yüreğini sızlattı mı?

14. Yeryüzünün neresinde olursa olsun, mazlumların derdiyle dertlendin mi? Bugün mazlumların ve bîkeslerin yanıbaşında bulunup onların acısını paylaştın mı? Kalbin onlarla birlikte hislendi mi, gözün onların derdiyle yaşardı mı, onların ıztırâbı yüreğinde sancıya yol açtı mı?

15. Bugün açların doyması, hastaların şifâ bulması, borçları altında ezilenlerin feraha çıkması için gayret gösterip duâ ettin mi?

16. Bugün kul hakkına, hattâ hayvan hakkına dikkat ettin mi? Kapındaki aç kalan kedi ve köpekten mes’ûl olduğunu hiç düşündün mü?

17. Bugün hidâyete muhtaç insanlara dilinle, hâlinle ve kalbinle ne kadar yardım edebildin? Onlara emr-i bi’l-ma’rûf ve nehyi ani’l-münker’de bulunup hidâyetleri için duâ ettin mi? Onlara hâlinle de bir “müslüman kimliği” sergileyebildin mi?

18. Bugün annenin babanın, akrabâlarının hâlini hatırını sorup gönüllerini şâd ettin mi? Eğer onlar âhirete intikâl etmiş iseler, rûhları için bir Fâtiha okuyup onları hayırla yâd ettin mi? Onların eski dostlarına karşı ne kadar vefâkâr davrandın?

19. Bugün, tanıdığın tanımadığın herkese Allâh için selâm verdin mi? Tebessümü sadaka bilip mütebessim bir çehre ile dolaştın mı?



20. Bugün hiç dost kazanabildin mi? Kaç dostunla dostluğunu tâzeledin?

21. Bugün yoldan, insanlara ezâ verecek bir şeyi kaldırdın mı?

22. Bugün âile yuvanı gönül gözüyle seyredip oranın cennet bahçesi olduğu idrâkiyle dışarının menfî tesirlerinden kendini koruyabildin mi?

23. Allâh’ın sana emânet olarak ihsân ettiği evlâtlarına, bugün terbiye ve âdâb olarak ne öğrettin? Allâh ve Rasûlü’nün aşkını, enbiyâ ve evliyânın sevgisini kalblerine aşılayabildin mi? Onlara İslâm ahlâkıyla dokunmuş bir şahsiyet kazandırabilmek için çabaladın mı? Onların kıyâmet günü, senin için ya yüz akı veya yüz karası olacağını hiç düşündün mü?

24. Şâyet evin hanımı isen, beyini güleryüz ve muhabbetle uğurlayıp helâl rızık getirmesi için duâ ettin mi? Akşam yine onu tebessüm ve tatlı dille karşılayıp yorgunluğunu gidermeye, nezih ve örnek bir âile olmaya çalıştın mı?

25. Şâyet evinin beyi isen, hanımına ve evlâtlarına karşı ne kadar müşfik ve merhametli davrandın? Senin onlara bırakabileceğin en büyük mîrasın âhiret mîrâsı olduğunu düşünüp onlara kazandırabileceğin dünyâ ve âhiret saâdeti için, yâni onların rûhânî ve mânevî terakkîleri için ne kadar gayret gösterebildin?

26. “Târih hâfıza-yı millettir.” Yetiştirdiğin yavrular, vatanın istikbâlinin bir göstergesidir. Onlara dîninin, îmânının, vatanının bir emânet olduğu şuurunu verebildin mi? Bu cennet vatanı bizlere hediye eden ecdâdını ve bu uğurda canlarını fedâ eden şehîdlerini, onların îman heyecanlarını hatırlatabildin mi? Allâh’ın en büyük nîmeti olan Kur’ân’ın, semâlarımızda yankılanan ezanların ve hür bir şekilde dalgalanan bayrağımızın en büyük şeref ve haysiyetimiz olduğunu idrâk ettirebildin mi?

27. Bugün insanların pek çoğu nefsâniyet anaforunda kaybolurken, sen rûhâniyetini koruyabildin mi? Başta âile efrâdın olmak üzere mes’ûl olduğun insanları zamânın fitne ve şerlerinden korumak için hangi tedbîri aldın?

28. Bugün şahsî kusur ve zaaflarından kurtulmak için bir Hak dostuna başvurdun mu? Yine bugün bir Allâh dostuyla veya sâlih insanlarla berâber olmaya gayret ettin mi? Sana -nefsinin hoşuna gitmese bile- Hak rızâsı için dâimâ doğruları söyleyecek sâlih ve sâdık bir dost edindin mi? Fâsık ve fâcirlerle berâberlikten kalbini koruma endişesi taşıdın mı?

29. Bugün ilmini artıran, irfânını geliştiren herhangi bir hizmet veya faâliyet içinde bulundun mu? Rasûlullâh Efendimiz’in örnek hâl ve davranışlarına ittibâ ederek hikmet arayışına çıktın mı? Bu rûhâniyet ve güzellikleri yaşamak için gayret gösterdin mi?

30. Bugün kazancının, yediğinin, içtiğinin, giydiğinin helâl mi, şüpheli mi, haram mı olduğuna dikkat ettin mi? Haramlardan sakınma duygusu her davranışında seninle berâber oldu mu?

31. Bugün sana kötülük yapan, sert ve kaba davranan bir kişiyi affedip ona ihsanda (iyilikte) bulundun mu?

32. Bugün sana Allâh’ın en büyük nîmeti olan

Kur’ân-ı Kerîm’den kaç sayfa okudun? Orada sana verilen mesajları tefekkür ederek mûcibince amel ettin mi?

33. Bugün vefât edebileceğini, kefenlenip kabre konulabileceğini, bütün âile efrâdının ve yârânının seni mezara teslîm edip geri döneceklerini, mezarda sâdece îman ve amelinle başbaşa kalabileceğini hiç düşündün mü? Bu hayat kitabında gâfilâne ve boş geçen anların için ne kadar âh, vâh ve eyvâh çekeceğini aklına getirdin mi? İbâdetlerini ve davranışlarını bu düşüncelerle istikâmetlendirip tevbe-i nasûhta bulundun mu?

34. Bugün hayat defterini nasıl açtın, nasıl kapattın? Kirâmen Kâtibîn melekleri oraya neler yazdı? Büyük muhâsebe gününde bugünkü sayfanın hesâbını verebilecek misin?

35. Velhâsıl bugün, dâimî bir hayat kasedinin doldurulmakta olduğunu, her hâl ve hareketinin ilâhî bir kamera ile gözlendiği hiç düşündün mü? Geçirdiğin son yirmi dört saatin muhâsebesini yapıp nefsinle hesaplaştın mı?

*** HOCAMIZ

Bağda güzel bir gün

Bu gece ailece bağ evinde yemekteydik güzel birgün ve akşamdı abimin ve eşinin hazırladığı güzel bir yemek yedik.Çocuklar ve büyüklerle birlikte 20 kişiydik baya bir eksik vardı büyükler şehir dışında olduklarından sayımız azdı :)daha güzel ve sağlıklı zamanlarda bir araya gelmek duasıyla gurbet kuşlarımızda bizimle olsunlar en yakın zamanda inşallah ümmügülsüm,nafi mehmet sizi çok özledik anneciğim inşallah ameliyatın iyi geçer biz seni evinde bekliyoruz allah yardımcınız olsun .

28 Ekim 2008 Salı

Büyük bir sıkıntı var içimde?

Ne olur karışmayın kendimizce mutlu olmaya çalıştığımız hayatımıza ,tutunmaya çalışırken biryerlerden mutluluğu bırakmam için zorlamayın beni,nefesim kesiliyor ,birşeyler düğümleniyor yaptığınız haksızlığı düşündükçe ,yeter artık deyip boşlukta nefes almak istiyorum ,kenarlarda yaşadığımı hiç görmeyen sanada kızıyorum biliyordum bugünleri bana yaşatacağını illa hayatını benden başka birileriyle dolduracağını düzenini kurmuş hayatın suyunu çıkarmış insanların daha tadına bakmadığım ,aile olmayı bile beceremediğim hayatımıza el sürmesine izin verme azda olsa düzenlemeye gayret ettiğim yaşamımızı karıştırma altüst ettirme ne olur size uzaktan duyabildiğim saygımı yitirmeme izin vermeyin bizi bize bırakın birazcık aile olmamıza izin verin niye yazıyorumki benle biz olmayı düşünmeyen insana bunları hiç okutmayacağım hayatım tersine sarmaya başladı nefes alamıyorum

Anılarımıza dokunmayın.

Evet çok şükür ulaşabildim ben bu işin çözümü yok diye düşünmüş ve çok üzülmüştüm dilerim yasakların bir çözüm getirmeyeceğini anlarlar ve hatıralarımızı ve paylaşılan arkadaşlıkları geri verirler herzamanki gibi yaşın yanında kuruda gitti sanırım .Yaşadıklarımız bizimdir dokunmamalısınız ,helletmeniz gereken mesleleriniz daha akılcı çözümler bulmalısınız.

24 Ekim 2008 Cuma

Hayat yolunda pusulalar

- Öfke, dilin beyinden hızlı çalıştığı bir tek durumdur.

- Geçmişi değiştiremezsin. Ama gelecek hakkında endişelenerek yaşadığın günü berbat edebilirsin.

- Sev. Sevileceksin.

- Allah, tercihi Kendisine bırakanlara en iyisini verir.

- Bütün insanlar aynı dilde gülümser.

- Herkesin sevilmeye ihtiyacı vardır. Bilhassa hak etmeyenlerin.

- Bir insanın serveti, ebediyete ne kadar harcadığıyla ölçülür.

- Gülümseme Allah'ın nurunun yansımasıdır.

- Herkesin bir güzelliği vardır. Ama herkes onu göremez.

- Ebeveynler, çocuklarına öğrettiği şekilde yaşarlarsa öğretebilmiş olurlar.

- Elindekiler için Allah'a şükret. Elde etmek istediklerin için de Allah'a güven.

- Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile doldurursan, şükredeceğin bugünün olmaz.

- Bugün alacağın karar, yarın etkili olacaktır.

- Gülmeye de vakit ayır. Gülmek ruhun müziğidir.

- Sevgi, karşıtlıklara rağmen birlikteliğe devam etmekle güçlenir.

- Keskin balta kemik kırar. Keskin kelime kalbi.

- Bir zorluğun üstesinden gelmenin sadece bir yolu vardır: onun üzerine gitmek.

- Başımıza gelenleri itirazsız kabul ediyorsak, onun için şükretmeliyiz.

- Sevgi, ne kadar çok kişiye bölersek bölelim, azalmayan tek şeydir.

- Mutluluk henüz sahip olmadığın diğer şeylerle artar, ama onlara ihtiyacı yoktur.

- Birine kızgınlıkla geçirdiğin her saat, bir daha ele geçiremeyeğin 60 mutlu dakikadır.

- Nerede,nasıl ve kime denk gelirse, nasıl yapabiliyorsan öyle yardım et.şebnem ailesi

Hayırlı cumalar olsun:)

Efendimiz Hz.Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki : Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır, ilkgelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterlerikapatıp, zikri dinlemeye giderler... (Müslim) ankebut.net