19 Mart 2009 Perşembe

Belki Son Günündür.


Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı. Adam, çocuklara, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu; -Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi gömleği ütülemeni söyledim. Kahverengi gömlekle gidiversen nolur! Bu gün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun? -Tamam bey, bitti işte Adam açık mavi göleği hışımla aldı; -Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar. Hanımı çocukların korkmuş yüzlerine baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı; -Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin. -Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara Hoş geldin demeliyim. Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, Bir kaza yapmasa bari Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı. -Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim. Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi.
Biraz sonra çocuklarına seslendi
-Kahvaltınız hazııır!
Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyoda zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı.
Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. Geç kaldım diye acele edip acaba o da Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.
-Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?
Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu.
Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.
-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?
Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.
Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; Haberleri mi dinledin? diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla sordu;
-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?
-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim
O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü

-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.

Her günü son günün bil. Bunu anlayabilecek eşlerden olmayı nasip et rabbim .

UYH dıkandım vallaha dıkandım :(

Bu akşam boya ve kartonpiyer ustaları geldi binbir dalga geçme ve akıl satma kendini beğenme tiripleriyle fiyet verip gittiler yanlarında koca bir tuzluk getirmişler fiyatın üzerine epey serpmişler verdiler bize fiyatı :) gittiler inşallah bizim işimizi yapmak nasip olmasın rabbime havale ediyorum .Daha iyi niyetli insanlara nasip olsun müşterek fikir alışverişi olmassa karşılıklı saygı duyulmazsa bana gelenler geliyor kimsenin evi nalettayn işi ve tavrı haketmez olmayacak bir fikir varsa öyle değilde böyle olabilirmi diye fikir ver aman boşver işte işini mesleğini haketmeyen sanatçı tipi yaptığının sanat olduğunu hüner olduğunu ama bunu da ona bir veren olduğunu bilmeyenlerden, bunlar buranın yerlisi bunlardan ne koparsak kar diyen köylü kurnazlarından rabbim uzak eyle kandırmayı ve kandırılmayı nasip etme abla yapacağımız bir oda sen ne kartonpiyeri beğenecen höng kardeşim ben tüm evi nereye yığıp nerede yaşarım yavaş yavaş yapıcan bune saygısızlık sen bir oda diye para almıycan herhalde ,neyse elin alemin adamına saygısızlık ve küfür edecek kadar samimi olmıyacam rabbim layığını versin bizden uzakta .APLA kartonpiyer alçı olursa kafana düşerrrrrrrr:)))) köpük olursa daha iyi ama onuda sen beğemicen verdiğin para neki .

18 Mart 2009 Çarşamba

:(ben kendimmi çizsem ne ?

Slm kızlar yeni haber evye bozuk çıktı mermere oturmaz denildi bırakıldı kendinden olacakmış ve seramik bulamıyorum beğendiklerim banyo seramiği çıkıyor o küçük taşlardan beğenemedim ben biraz sonrada ne hale gelicek takıntısındayım ha dediimmi mutfak fayansı değişmez demi ama küçük küçük olanlarda sonradan çok kirli görünmeye başlıyor 2 annem ve tüm tanıdıklar yaptırdılar ilk günkü parlaklığı kalmıyor neyse ben ne bulduysam çiçeğin ölçüsü tutmadı çiçeği olsa fayans olmadı o olsa yer olmadı :)ayh çatlıyajam :)))))

Yuvanın Yapılışı-

Fâtıma radıyallahu Teala anha:
سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاللهُ اَكْبَرُ وَلاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
“Subhânallâhi velhamdu Lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu Vallâhu Ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ Billâh-il’ Aliyy-il’ Azîm” i daimi vird edindi. Bundan böyle bütün işlerinde ruhaniler yardım ediyorlardı.
Yani: “Allah’ı tenzih ederim. Bütün güzel övgüler O’na mahsustur. Allah Teâlâ’dan başka hiçbir ma’bud, mahbub ve ilah yoktur. Ve Allah Teâlâ en yücedir, en büyüktür. Günahları terk etmekte güç, hareket, ibadetlere devam etmekte kuvvet, Âlî ve Azîm olan Allah’tan başkasıyla değildir.”
Pek adetim değildir ama, havass kitaplarında şuna rastladım: Mutfak işlerinde bir kadın bunu daimi vird edinirse, pişirdiği yemekler ruha şifa verir, sofraya bereket getirir. Kuvvetli ise melekler yardımına gelir; zaif ise cinler yardımına gelir; hizmet ederler, işlerini görürler. Şöyle ki yarım saatte beş-on kadının işini görür. Kendisi çalışır ama, beş kişinin, on kişinin göreceği işi görür. Daha da zaif ise, yine sinir sistemi kuvvetlenir, kolayca yorulmaz. Daha başka şeyler de var…

İsmail Çetin (kuddise sırruh)

OĞLUMA HİTAP

Nasıl başlasam bilmem¸ nasıl anlatsam sana¸ Seni verdiği için şükürler Yaradana. Çatallı ayrımına bırakıldın bir yolun¸ İyi ve kötülerle döşenmiş sağın¸ solun¸ Bir tarafta çığ gibi gelişen medeniyet¸ Diğer yanda ahlakı katledilen cemiyet.

Nasıl başlasam bilmem¸ nasıl anlatsam sana¸Seni verdiği için şükürler Yaradana.Çatallı ayrımına bırakıldın bir yolun¸İyi ve kötülerle döşenmiş sağın¸ solun¸Bir tarafta çığ gibi gelişen medeniyet¸Diğer yanda ahlakı katledilen cemiyet.Bir yanda gök yüzünü parselleyen devler var¸Diğer yanda ekmeğe bile muhtaç evler var.Dünya tezat içinde medeniyet ve savaş¸Gerçekleri görmeye başlarsın yavaş yavaş.Batıdan ilim¸ fen al¸ ama modayı asla¸Sırtını kökü derin şanlı çınara yasla.Bu mezarda tarih var¸ kupkuru bir taş değil¸Sana¸ seni anlatır¸ hele kulak ver eğil¸Sen dedene söversen¸ torunun sana söver¸Geçmişe çamur atma¸ saygı beklersen eğer.İnsan yalnız¸ çok yalnız¸ sarıldıkça maddeye¸Gelmiş kalpler¸ beyinler¸ hırstan çatlar raddeye.Robot yapan insanlık bizzat robotlaşıyor.Ruhsuz¸ hissiz¸ mânâsız¸ adeta otlaşıyor.Sığınacak ne mabud ve ne de bir mabet var¸Yaratana kulluk yok¸ maddeye ibadet var.Sırıtan medeniyet ededursun iftihar¸Sonuç; ya uyku hapı¸ ya streş ya intihar.İşin zor¸ yükün ağır¸ hayat yolun engebe¸Gerçeği aramaya sen gebesin¸ sen gebe.Çalışırsan yücelen millet de var din de var¸Ölüm makineleri yapan teknik canavar.Hem öyle canavar ki; bir anda dünya yutan¸Bombaların altında sessiz¸ sakin uyutan.İşte böyle dünyaya nasıl duyarsın güven¸Dünya mayın tarlası¸ hayat korkunç serüven.Dünya batırabilir üç-beş akılsız korsan¸“Peki ya kime güven duyacağım?” diyorsan.Bir Allah var “Bir Allah”¸ O’na sığın yaşarken¸O’nu hisset yanında her engeli aşarken¸İlmin seni ne küstah etsin ne de ukala¸Mânadan uzak ilim başa beladır bela.Basit işlerle kalma¸ sonsuzluğa kafa yor¸Önce kendini keşfet¸ “Niçin varım?” diye sor.Bu duygu¸ bu ruh ile aşarsın her engeli¸İlerle¸ ışığa koş¸ her adımın dengeli.Hep hamalı ol ilmin¸ seni yüceltir bu yük¸Şunu unutma insan¸ imanı kadar büyük.“Maddede ilerleme sırrı mânayı inkâr”Diyenlere inanma¸ onlar büyük sahtekâr.İlmi¸ fenni¸ ithal et¸ ihraç etme ahlakı¸Bari kalsın milletin hiç değil bir yüz akı.Ne garip!... Anlamazsın belki yarın dilimi¸Aşılarlarsa sana uydurukça ilimi.Doğru olmaz belki de sana verilen her derşAyıkla¸ hangi bilgi geliyorsa sana ters.Bu millet gerilerde kalmaya mahkûm değil¸En büyük meselenin üzerin esen eğil.“Ben neyim?” deme sakın¸ “Ben ne değilim ki?” de¸“Milletin kurtuluşu bana bağlı belki” de.Ölmek an meselesi¸ sanma o kadar ırak¸İlminle bu dünyada mutlaka bir iz bırak.Koş!... Koşamazsan yürü¸ o da olmazsa sürün.Hakkını ver dünyada Hakk’ın verdiği ömrün.Yılların ötesinden sana mesaj var işit;“Geçerse zarardasın bugünün düne eşit”. Ahmet Mahir PEKŞEN

HAYATTA EN ÇOK YAPILAN 5 HATA

İnsanlar hayatı hata yaparak öğrenir. Hatalardan alınan dersler bizler için hayat tecrübesidir... Ancak hepimizin sıkça yaptığı ortak hatalar da vardır. İşte ders almamız gereken en sık yapılan hatalar ve hedefinize ulaşmanızı sağlayacak öneriler...

İnsanlar hayatı hata yaparak öğrenir. Hatalardan alınan dersler bizler için hayat tecrübesidir... Ancak hepimizin sıkça yaptığı ortak hatalar da vardır. İşte ders almamız gereken en sık yapılan hatalar ve hedefinize ulaşmanızı sağlayacak öneriler...1. Sorunları ve hedeflerinizi ertelemek: Sorunlarınızı her zaman ertelemek insanların yaptıkları hatalardan en yaygını. Hedeflerinizi asla ertelemeyin. Sorunlarınızın üstünü örterek görmezden gelmeyin. Yeni yılın ilk ayını doldurduk bile¸ hala hedeflerinizi gerçekleştiremediyseniz daha fazla ertelemeniz için neden yok. Yavaş yavaş hedefinize doğru ilerlemeye gayret edin. Yapılması gereken değişiklikleri¸ ne zaman ilerleyeceğinizi ancak siz bilirsiniz. Bir süre bununla ilgili planlar yapın ve uygulamaya koyun.
2. Acele etmek:Beklentilerinize ulaşmak için acele etmeyin. Yeni yılla ilgili beklentilerinizi olduğundan yüksek tutmuş olabilirsiniz ancak vazgeçmeyin.
3¸ 6¸ 9 ay içinde yaşamınızda büyük değişiklikler yapabilmeniz çok düşük bir ihtimaldir. Hayatanız 6 ay ve 1 yıl arasında değişebilir. Hedefinize ulaşmanız için gereken zamanı doğru hesaplayın. Hayalinizin kısa sürede olmasını ya da size altın tepsi de sunulmasını beklemeyin.
3. Tek başına hareket etmek:Yalnız kalmayın¸ birine danışın. Kilo vermek istiyorsanız zayıflayan birine nasıl başardığını sorun¸ sigara bırakmak için sigarayı bırakan birinden destek alın¸ işinden ayrılan biri varsa sonrasını öğrenin. Doğru yolu bulmak için deneyimlere¸ bilgiye ihtiyacınız var. Bunu yalnız yapmaya çalışmayın. Bir plana ihtiyacınız var. Hedeflerine ulaşan iyi insanların biyografilerini okuyun. İstediğiniz gibi bir değişikliği kimlerin yaşadığını biliyor musunuz? Ne kadar çalıştılar¸ ne kadar zaman aldı¸ ne yaptılar öğrenin.
4. Kaldıramayacağınız yükün altına girmek:Üstesinden gelemeyeceğiniz¸ kaldıramayacağınız yükler edinmeyin. Hayatınızda 5 şeyi değiştirmek isterseniz hiç bir şeyi değiştiremezsiniz. Eğer bu yıl sigarayı bırakma¸ taşınma¸ ¸ kariyer değişikliği ve iyi maaş beklentiniz varsa üzerine soğuk su içebilirsiniz. Gerçekten istediğiniz şeyi elde etmek istiyorsanız en çok iki tanesini belirlemeniz doğru olacaktır. Kendinize sorun: Bu yıl gerçekten mutlu olmak için ne yapmalıyım? Beyniniz istediğiniz şeye daha iyi odaklanacaktır.
5. Geçmişte yaşamak:Sorunların en büyüğü günü takip edememek¸ geçmişte yaşamaktır. Geçmişe aşırı bağlı biriyseniz umduğunuz şeyleri elde etmeniz daha zor olacaktır. Geçmiş¸ gelecekte yapacağınız yanlışları bildirmez. Geçmişte edindiğiniz sizi engelleyen hayalet korkularınızdan kurtulun. Kendinizi affedin¸ geçmişte yaşadıklarınızı kabul edin ve olumsuz tecrübelerinizden ders alarak geleceğinizi şekillendirin. Geleceğinizi siz şekillendirin. Sağlıklı günler dileklerimle…

17 Mart 2009 Salı

başlıksız:)

heryer uçuşuyor ama ben meraklı kimler neler yazmış okumalıyım neyse öylesine girip çıkmak zamanı yoğun işler var herkese sevgiler yorumlar bırakın ,dualar edin ama mutlaka slm verin yalnız olmadığımı bileyim herkese kucak dolusu svegi selam ve dualar rabbim isteyen herkese nasip et bu yorgunlukları amin amin amin :)